Daha Fazla Geri Dönüşüm Yapılması Plastik Kirliliğine Çare Olmayacak – 1. Bölüm

Problemin yalnızca savurgan tüketicilerden kaynaklandığı ve bireysel alışkanlıklarımızın değişmesiyle çözülebileceği doğru değil.

Yalanlarla karşılaşmaktan daha kötü olan tek şey onların yalan olduğunu bilmemek. Plastik kirliliğinin tüm gezegene yayılmış çok büyük bir problem olduğu doğru. Plastik ayak izimizi azaltmak için hepimizin bir şeyler yapabileceği de doğru. Doğru olmayan kısım ise, plastik probleminin yalnızca savurgan tüketicilerden kaynaklandığı ve bireysel alışkanlıklarımızın değişmesiyle çözülebileceği.

Dünyayı kurtarmak adına plastikleri geri dönüştürmeye uğraşmak, bir gökdelenin yıkılışını durdurmak için bir çivi çakmaya çalışmak gibi adeta. Bunu yapacak bir yer arıyor ve sonuca ulaşırsanız da memnun oluyorsunuz. Oysa bu çaba tamamen yetersiz ve binanın yıkılmasının ardındaki asıl problemin gözden kaçmasına yol açabiliyor. Asıl mesele tek kullanımlık plastiklerin, yani market poşetleri gibi, ortalama 12 dakikada bir kullandığımız oysa 500 yıl kadar süre çevrede kalan plastik ürünlerin üretilmesi. Bu son derece düşüncesiz bir teknoloji istismarı. Yalnızca insanları geri dönüşüme teşvik ederek, hiç kalkışılmaması gereken ve devasa boyutlardaki tek kullanımlık plastik üretiminin yarattığı problemi çözemeyiz.

Ekoloji ve evrimsel biyoloji uzmanı olduğumdan, plastik kirliliğinin tehlikelerini konu alan ve sayıları gitgide artan araştırmaları görme olanağı buluyorum. Bilim insanları plastiklerin en iyi ihtimalle çok uzun sürede çözünebileceğini ve takılma veya tüketim gibi nedenlerle yabani hayata pek çok tehlike getirdiğini uzun zamandır biliyorlar. Son dönemdeki raporlarda, zehirli kimyasalların suya karışmasının ve plastik kalıntılarının bazı türler tarafından gıda gibi algılanmasının tehlikeleri vurgulanıyor.

Plastikler besin zincirine de karışıyor ve araştırmalara göre günümüzde deniz ürünleri yoluyla vücudumuza giriyor. Bunun sorumlusu tüketiciler olarak bizler isek, 2050 yılında okyanuslarda balıktan çok plastik olacağını ortaya koyan araştırmalar karşısında neden tepkisiz kalıyoruz? Yanıtın basit olduğunu ve durumun gayet zorlu olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Zorlu olmasının nedeni de meselenin ilginç bir geçmişinin olması.

1950’lerden itibaren Coca-Cola ve Anheuser-Busch gibi büyük içecek şirketleri ile Philip Morris gibi şirketler Keep America Beautiful [Amerika’yı Güzel Tutun] adlı, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş oluşturdu. Kuruluşun misyonu çevreye sahip çıkma konusunda toplumu bilgilendirmek ve teşvik etmekti. Ad Council (Ayı Smokey ve Suç Avcısı Köpek McGruff gibi kamu kampanya ve spotlarını oluşturan yetenekli ekip) ile iş birliği yapan kuruluşun ilk ve en etkili çalışmalarından biri düşüncesiz bireyleri hedef alan reklam kampanyalarıyla, “litterbug” ( çevreyi kirleten kişi) gibi bir tabiri Amerika’da kullanıma sokmak oldu.

Yirmi yıl sonrasında, “Ağlayan Yerli” adlı kamu spotları ABD’deki çevre hareketi açısında büyük etki yapmıştı. Reklamda bir Amerika yerlisi kanosuyla bir otoyola gider ve orada bir şoförün aracın camından yere çöp attığını görür. Kamera adamın gözünden süzülen yaşa odaklanır. Amerika yerlilerine yapılan kötü muamelelerin tarihine dair suçluluk duygusuna ve tüketim toplumunun kabahatlerine dokunan kamu spotu, davranış değişikliğine teşvik etme bakımından güçlü bir simge haline geldi. Yakın dönemde Ad Council ve Keep America Beautiful ekipleri “Geri Dönüştürülmek İstiyorum” başlıklı bir kampanya hazırladı. Kampanya, şampuan şişeleri ve kutuların toplanmasını ve işlemden geçirilen malzemelerle yeni ürünlerin şekillenmesini göstererek tüketicileri onların yeniden hayata dönüşünü hayal etmeye sevk ediyordu.

Bu çabalar ilk bakışta hayırlı gözüküyor, ancak gerçek problemi yani şirketlerin plastik problemindeki rolünü görünmez kılıyor. Dikkat dağıtmaya yönelik bu kurnaz müdahaleden ötürü gazeteci ve yazar Heather Rogers, Keep America Beautiful’u ilk kurumsal “yeşil göz boyama” olarak nitelendiriyor; zira bu oluşum toplumun, tüketicilerin geri dönüşüm davranışlarına odaklanmasına yol açtı; bir yandan da atık yönetimi konusunda üreticilerin sorumluluğunu artıracak yasalara karşı etkin bir mücadele verdi.

Örneğin 1953’te Vermont, yeniden doldurulamayan içecek kaplarının kullanımını yasaklayan İçecek Kabı Yasası’nı geçirdi. Tek kullanımlık ambalajlar yeni yeni gelişiyordu ve üreticiler kapları geri dönüştürme, temizleme ya da yeniden kullanmakla uğraşmak yerine ürünlerle birlikte satmanın sağladığı yüksek kâr oranları konusunda heyecanlıydılar. Keep America Beautiful o yıl kuruldu ve böyle yasalarla mücadele etmeye başladı. Vermont’taki yetkililer dört yıl içinde bu önlemin devre dışı kalmasına göz yumdu ve tek kullanımlık kap endüstrisi yaklaşık 20 yıl boyunca   kontrolsüz bir şekilde gelişti.

1971’de Oregon artan çöp problemi karşısında, içecek şişelerine 5 sentlik bir depozito bedeli getiren “şişe yasası”nı kabul eden ilk ABD eyaleti oldu. Şişe yasaları kapların yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesi için kuvvetli bir teşvik oluyor. Depozito uygulamasının olduğu 10 eyalette diğer eyaletlerde yüzde 24 olan kap toplama oranı yüzde 60’lar seviyesinde seyrediyor. Yine de Keep America Beautiful grubu ve diğer endüstri lobileri on yıllardır depozito uygulamalarına açıkça karşı çıkıyor; zira bu onların gelirlerini etkiliyor. 1989 ile 1994 arasında içecek endüstrisi Ulusal Şişe Yasası’nı bertaraf edebilmek için 14 milyon dolar harcadı.

Aslında Keep America Beautiful’un en büyük başarısı çevre sorumluluğunu topluma yüklerken bir yandan da çevre hareketinde güvenilir bir isim haline gelmek oldu. Bu psikolojik yanılsama sonucunda, çevreyi kirleten bireylere yüklü para cezaları veya hapis cezası verilmesine doğru giden, fakat ürünleriyle pek çok çevre, ekonomi ve sağlık riski yaratan plastik üreticilerini hiçbir şeyden sorumlu tutmayan bir hukuki çerçeveye halk desteği sağladı.

Matt Wilkins’in 6 Temmuz 2018’de Scientific American’da yayımlanmış yazısından çevrilmiştir.

 

Yazının orijinal linki: https://blogs.scientificamerican.com/observations/more-recycling-wont-solve-plastic-pollution/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.