Kalkın ve başlayın: Tarihin en yaratıcı zihinlerinin günlük rutinleri

Benjamin Franklin sabahları üstünü giyinmeden hava banyoları alırmış. Patricia Highsmith yalnızca pastırma ve yumurta yermiş. Muhteşemliğe giden yol, farklı küçük rutinlerle bezeli. Yine de altı temel kural göze çarpıyor. Bu yaz bir sabah, günün ilk ışıklarıyla uyandım (Gece, panjurları açık bırakmıştım). Bir fincan koyu kahve içtim. Üstümü giyinmeden açık bir pencerenin önünde bir saat oturdum. […]

Devam>>

Sağlıklı bir kent nasıl oluşur? Kopenhag sırlarını anlatıyor!

Danimarka’nın başkenti Kopenhag dünyanın en sağlıklı ve mutlu kentlerinden biri. Obezite ve depresyonun dünya genelindeki artışıyla mücadele edebilecek bir kültür oluşturmaya dair bazı tecrübeleri aktarıyoruz. Vikinglerin mirası bu belki de. Kopenhag’daki limanda buz gibi soğuk suyla dolu bir açık havuz bulunuyor ve Danimarkalılar kış ortasında bile her gün suya giriyorlar. Kentin sağlık planının kapağında, ince […]

Devam>>

Aklı yerinden oynatan paradokslar!

Sokrates’in, “Tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir,” diye meşhur bir sözü vardır. Batı felsefesinin temellerini oluşturan bir isimden gelen, kritik bir kavrayış bu: Bildiğinizi sandığınız her şeyi sorgulamalısınız. Esasen, daha yakından baktıkça etrafınızın paradokslarla çevrili olduğunu fark edebilirsiniz. Herhangi bir yere gitmek için önce yolun yarısını aşmanız gerekir. Sonra geri kalan mesafenin yarısını, sonra onun da […]

Devam>>

Adsız Şeyler Yazmak: Ursula K. Le Guin ile söyleşi – 2. Bölüm

 Yakın dönemde hayal gücünün bazı olumsuz yönlerine dair endişeleriniz vardı.  Edebiyat söz konusu olduğu müddetçe iyi geliyor bana. Dizginlenmemiş hayal gücü, kurgusal olmayan yazıların bir parçası haline geldiğinde, biyografiler kaleme alınırken yalan söylenebilir olduğunda endişeleniyorum. Gerçekler yerine bir “hakikati” izlemeye sevk ediliyorsunuz. Huysuz biri değilimdir. Bir bilim insanının kızıyım sadece. Gerçeklerden sahiden hoşlanırım. Onlara muazzam […]

Devam>>