Ciddi Oyunlar ve Eğitimin Geleceği

Eğitim amaçlı oyunlar gelecekte okulların bir parçası mı olacak? Gelecek çoktan geldi mi yoksa? Tabletli sınıflar bilim kurgu dünyasına ait şeylerdi bir zamanlar. Şimdi ise teknolojideki ve beyin bilimindeki yenilikler bir araya geliyor ve eğitimle ilgili düşüncelerimizi muazzam derecede değiştiriyor.

Eğitici oyunlar şirketi Brainrush’ın kurucusu Nolan Bushnell, “Beyin bilimi  benimsenip uygulanmaya başlıyor artık… Farklı bir şekilde eğitim verildiğinde 10-20 kat daha etkili ve kalıcı sonuçlar alınabildiği anlaşılıyor,” diyor.

Atari ve Chuck E. Cheese Pizza Time Theaters’ın da kurucusu olan Bushnell’a göre, bilgisayar oyunları ile eğitim yazılımlarının bir araya getirilmesi eğitim tarihindeki en önemli gelişmelerinden birini doğuracak. “Eğitim dünyası önümüzdeki beş yıl içinde son 3000 yılda yaşanan en büyük değişimlerden birine sahne olacak. Olağanüstü bir şey bu.”

Bushnell bu değişime dört temel etkenin yol açacağını düşünüyor:

1) Uygun fiyatlı aygıtların her yerde bulunabilir olması.

2) Geçmişteki kısıtlamalar olmaksızın bağlantı kurmayı sağlayan güçlü ağlar.

3) Okullar üzerindeki sonuç alma baskısının aşırı seviyeye ulaşması: Pek çok çocuk anlamlı iş becerileri edinemeden liseden mezun oluyor.

4) Beyin bilimi yazılımlarının benimsenmesi.

“Buradaki temel etkenlerden biri beyin biliminden yararlanılması. Onu müfredata katmak muazzam etki sağlıyor. Yüzde 20 ya da 50 değil, kat kat verim artışı sağlanıyor,” diyor Bushnell. “Şu an böyle bir gidişat var. Bürokrasi ya da herhangi bir şeyle durdurulabilecek gibi değil. Bunu yaşayacağız.”

Bushnell, nihayetinde yeni teknolojiyi benimsemenin yalnızca akıllıca değil, aynı zamanda kaçınılmaz olacağını belirtiyor.

“Asıl mesele verimlilik.  Eğitim sistemi fabrika modeliyle işliyor ve bu da, tek tip hız ve seviyeyi temel alıyor aşağı yukarı. Sonuç olarak bu ritim yalnızca bir gruba hitap ediyor. Diğer çocuklar ya sıkılıyorlar ya da geride kalıyorlar,” diyor Bushnell.  “Bilgisayar her öğrencinin kendine has ritmine ve becerilerine göre ilerleyebilmenizi sağlıyor. Böylece, ABCDF gibi not seviyelerinde kalmak yerine tüm çocuklar konuları anlayabilir oluyor. Büyük bir değişim bu. Fabrika modelinin doğurduğu farkları kapatıyor ve gerçekten etkileyici sonuçlar getiriyor.”

Schell Games şirketinin kurucusu ve CEO’su Jesse Schell bu dönüşümün şimdiden yaşandığını düşünüyor.

“Ben eğlence oyunları sektöründen geliyorum. Disney Kurgusal Sanal Gerçeklik Stüdyosu’nda kreatif direktörlük yaptım. 12 yıldır Carnegie Mellon Üniversitesi’nin Eğlence Teknolojileri Merkezi’nde eğitim veriyorum ve 10 yıl kadar önce Pittsburgh’da kendi oyun stüdyomu kurdum, “diyor Schell. “5 kişi olarak başlamıştık, şimdi 100 kişiyiz ve son birkaç yılda, oyun endüstrisinin en hızlı gelişen kısmının eğitim amaçlı oyunlar olduğunu gördük. Okullar tabletlerle dolacak ve bunlar ders kitaplarının yerini almaya hazır artık. Böylece başka değişiklikler de göreceğiz.”

Schell ve Bushnell konuyla ilgili benzer fikirlere sahip. Bushnell gibi Schell de dönüşümün kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Akıllardaki tek soru ise bunun ne zaman yaşanacağı.

“Mesele ne zaman ve nasıl gerçekleşeceği. Bence okullar ancak mecbur kalınca veya tasarruf potansiyeli olduğunu görünce değişiklik yapacaklar,” diyor Schell. “Tabletleri ekonomik bulmaları mümkün. Ders kitaplarının maliyeti ciddi seviyede. Şu an tablet fiyatları da çok uygun değil. Ama telefon örneğini düşünün. Böyle şeyler zamanla erişilebilir oluyor.”

Bu geçişi tasavvur etmek güç gelebilir, fakat oyun endüstrisini ve mobil uygulamalara nasıl geçildiğini düşünün. Bugün çocuklar oyunlarla ilk kez mobil aygıtlarda karşılaşıyorlar. Şu anki oyun kitlelerinin yaşamış olduğundan farklı bir gerçeklik bu. Çocukların dokunmatik ekranlı, tabletli sınıflarla karşılaşması da böyle bir şey olabilir.”

“Ben değişimi önce cep telefonlarında göreceğimizi düşünüyorum. Ama aynı zamanda tablet entegrasyonuna da geçilecektir,” diyor Schell. Şimdi tabletlerle haşır neşir olan ve öncelikle dokunarak etkileşim kurmaya alışan, dolayısıyla sınıfa girdiğinde de ekran arayacak bir kuşak yetişiyor.”

Oyunların eğitim aracı olarak görülmeyebileceğini düşünenler de oluyor. Schell bu olasılığı dikkate almıyor.

“İnsanlar oyunların gücünü fark ediyor. Oradaki yoğun ilişkiyi görüyorlar. Anne babalar, ‘Keşke çocuğumuz Call of Duty oyunuyla ilgilendiği kadar cebirle de ilgilense’ diyor. Mesele verilere bakacak. Veri ve sonuçlara karşı çıkmak çok güç olacak.”  

Geleceğin sınıfı bağlantılı bir sınıf olacak. Öğretmen, bilgi ve öğrenme akışına odaklanıp yön verecek. Büyük veri ve analitikle ilgili gelişmeler yeni sınıf sistemine önemli etkiler yapacak.

“Öğretmenler böylece pek çok veri edinecek. İleri seviyedeki veya geride kalan öğrenciler için harika bir şey bu. Değişim şimdiden başladı bile. Öğretmenler oyunların gücünü fark ediyorlar. Öğrenciler ile öğretmen her birlikte aynı teknolojiyi kullandığında ve hepsi bağlantılı olduğunda yaşanacaklarla ilgili bu,” diyor Schell.

“Bambaşka bir deneyim. Öğretmen adeta oyun yöneticisi rolünde. Herkesin üzerinde çalışacağı senaryoyu veriyor, öğrencilerin ne durumda olduklarını takip ediyor ve önemli bir şey olduğunda tahtada değişiklikler yapıyor.”

 

Daniel Tack’in 12 Eylül 2013 tarihinde www.forbes.com’da yayımlanan yazısından çevrilmiştir.

Yazının orijinal linki: https://www.forbes.com/sites/danieltack/2013/09/12/serious-games-and-the-future-of-education/#5ff585da679d

Çevirmen: Gülin Ekinci

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.